zıpkınla avcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zıpkınla avcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2014 Çarşamba

Zıpkın Avcılığı

Balık avlanma tekniklerinin en keyifli olan biri de zıpkın ile avcılıktır. Bu yöntem bazı teknikler gerektirse de özel kıyafet ve ekipmanlarla kolay bir hale gelebilmektedir. Taş altı zıpkın avcılığı, agoşana gibi teknikleri mevcuttur. Bu teknikler havayı daha verimli kullanarak suyun altında daha uzun süre kalınmasını sağlar. Ayrıca suyun altında durmak ve bir alet kullanmak oldukça zordur. Bu sebeple alış evresi gerekmekte ve bu süreçte zıpkına alışılması gerekmektedir.
Zıpkınla avcılıkta, avlanılacak bölge de önem de önemlidir. Kayalık ve taşlı alanlarda av ararken zıpkın ucu çok fonksiyonlu olabilmektedir. Zıpkınlar farklı boylarda üretilmektedir. Yeni başlayanlar için genellikle daha kısa olan zıpkınlar önerilir. Bu sayede suda denge ve atış kabiliyeti arttırılır. Zıpkın boyunun artması, uzun mesafeli atışlarda başarılı olurken, bu tip zıpkınlar hareketi engelleyebilmekte ve lastiklerde gerilme ve basınç yaratmaktadır. Bu problemin giderilmesi için de karbon malzemeden üretilen ve dayanıklı zıpkınların kullanılması verimi arttırır.  
Zıpkın modellerinden zıpkın kafasının açık ve ya kapalı olması durumu vardır. Bu özelliğin değişmesi bazıAkçık kafalı zıpkınlarda daha iyi nişan alınır ve görüş açısı daha iyidir. Kapalı kafalı zıpkınlarda ise görüş alanı daha dardır. Fakat zıpkının kontrolü daha kolaydır ve korunması kolay olur. Genellikle avcılar, ilk hangi tip zıpkın ile başladırlar ise o model ile devam etmektedirler.
farklılıklar yaratmaktadır.

Zıpkıncılıkta sessizlik ve ağır hareket etmek çok önemlidir. Bu sebeple çoğu avcı kamuflajlı ürünleri tercih etmektedir. Böylece av ürkütülmeden avcılık yapılabilir. Eğer bir av yaklaşıyorsa kritik mesafeye gelene kadar beklenmesi gerekir. Böylece rahatlıkla balık vurulabilir. Zıpkın avcılığı için birçok kamuflajlı model bulunmaktadır. Kıyafetlerde, palet ve ekipmanlarda bu özelliği görmek mümkündür.

http://www.balikmarketim.com/
http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C4%B1pk%C4%B1n 

8 Şubat 2014 Cumartesi

Dalışlardaki Rahatsızlıklar

           
Serbest ve tüplü dalışlarda dikkat edilmediği sürece kötü sonuçlar doğura bilecek rahatsızlıklar vardır. Bu hastalıkların çoğu basınç farkından meydana gelmektedir. İlk başlarda fark edilmeseler de sudan çıktıktan sonra ciddi belirtiler gösterirler. Çoğunlukla suyun altında vaktin nasıl geçtiği anlaşılmaz ve bu sebeple de rahatsızlıklar gözlenir. Her ne kadar bilinç ve usta dalışçı da olunsa hiçbir zaman kişi kendine güvenmemeli ve özgüvenini kullanmamalıdır. Dalışlarda yaşanan üzücü olayların çoğu profesyonel dalışçıların başına gelmektedir. Bunun sebebi de öz güvenden kaynaklanır.
İlk başta suya girildiğinde gözlenen ilk rahatsızlık kulaklarda yaşanan basınçtır. Bu sebeple eşitleme denilen hareketin yapılması istenir. Kişilerin eşitleme düzeyleri farklıdır. Kimisi suyun altına başını soktuğu gibi bunu hisseder, kimisi 3. Metrede bunu yaşarlar. Yapılacak olan hareket, ağız ve burun kapatılarak nefes verilmesidir. Burunu tutarak verilmeye çalışılan nefes kulaklardaki basıncı alacak ve rahatlama sağlayacaktır. Su içindeyken yine farklı derinliklerde bunun uygulanması gerekebilir.

En çok gözlenen ve risk teşkil eden rahatsızlık sığ su bayılmasıdır. Azot sarhoşluğu olarak da bilinir. Vücut içi basınç ve dış basıncın birbirine etki etmesi ve bu sebeple baygınlıkların oluşmasıdır. Bu sırada beyine kan pompalanmayarak oksijensiz kalır. Hafif bir mide bulanması, ellerde hissizlik, titreme gibi ilk tepkileri vardır. Fark edildiği anda hemen müdahale edilmesi gerekir. Ülkemizde her yıl sığ su bayılmasından dolayı insanlar ölmektedir. Zıpkın ile avcılıklarda sık gözlenir.

Diğer önemli rahatsızlık vurgundur. Vurgunun oluşumu azotla ilgilidir. Hücrelerimizde bulunan azot sıvı halde bulunur. Normal koşullardaki basınçta herhangi bir sorun teşkil etmezken suyun altındayken basınç sayesinde bu azot gaz haline dönüşmeye başlar. Her derine inişte gitgide tüm hücrelerde ki azot gaza döner ve kan dolaşımı içinde gaz hale geçer. Suyun içinden hızlı bir şekilde yüzeye çıkıldığında gaz bir anda sıvı hale geçer ve kan dolaşımında serbest halde azot bulunur ve buda vücudu direk etkileyerek kötü sonuçlara sebep olur. Böyle bir durumla karşılaşmamak için yavaş yavaş su üstüne çıkılması ve belli aralıklarda beklenmesi gerekir. Bu sayede gazın sıvı hale geçmesine izin verilmiş olur. 

http://www.balikmarketim.com/
http://tr.wikipedia.org/wiki/Vurgun